modadil
Loading
Çağrı Merkezi
MODA
modadil

The ladder of success is never crowded at the top.

Napoleon Hill

The ladder of success is never crowded at the top.

Napoleon Hill

NASIL MODADİL OLDUK? KISA BİR HİKAYE!

Farklı Şehirlerden Başlayan Ankara Yolculuğu

1999 yılında Suat GÜRCAN ve Rıdvan GÜRBÜZ birbirine çok uzak şehirlerde üniversite sınavına girdiler. Sınav sonuçlarını 900’lü hatlardan öğrendiğimiz yıllar. Suat GÜRCAN’ın hayali 9 Eylül Üniversitesi’ni kazanabilmekti, ama “Hacettepe’yi kazanıp Ankara’ya gidebilsem de mükemmel olur diye düşünüyordu. Van’ın Erciş ilçesinde gerçekten çok zor şartlarda sınava hazırlanan Rıdvan GÜRBÜZ ise gözünü en yükseklere dikmişti: BOĞAZİÇİ ve ODTÜ İngilizce Öğretmenliği.

1998-1999 yıllarında üniversite sınavına İngilizce alanından hazırlanmak için piyasada sadece iki üç kitap vardı. Günümüzde artık normal hale gelen uzaktan eğitimlerden, cep telefonlarından, kelime öğreten mobil uygulamalardan o dönemlerde eser bile yoktu. Ve yıllar sonra onlarca yayını olacağından, uzaktan eğitimde ilkleri yaratacağından, bir dil kursu kuracağından ve yüzbinlerce adaya ışık tutacağından bihaber olan bu iki cengâver için üniversite sonuçları açıklandı. 900’lü bir numara çeviriyorsunuz, numaranızı giriyorsunuz ve karşıda güzel sesli bir hanımefendi sizi “Kazanmış olduğunuz üniversitenin kodu …” şeklinde başlayan bir mesajla karşılıyor. Suat GÜRCAN 900’lü hattı arıyor, meşgul, meşgul, meşgul… Kim bilir, belki de o anda Rıdvan GÜRBÜZ hattı düşürmüş, kazandığı üniversiteyi öğreniyordu. En sonunda sonuçlar belli oldu ve kaderin yollarını kesiştirdiği bu iki genç Türkiye'nin en güzide üniversitelerinden birini, ODTÜ İngilizce Öğretmenliği bölümünü kazandıklarını öğrendi. Her ikisi de anlatılamayacak kadar mutluydu, ama onları bekleyen ortak kaderden, seneler sonra temellerini birlikte atacakları MODADİL'den de habersizlerdi.

ODTÜ’de Kayıt Kuyruğunda Tanışma ve Üniversite Yılları

“Vay be! ODTÜ’yü mü kazandım şimdi!” diye düşünüp heyecandan uyuyamadıkları bir kaç günden sonra bir öğlen vakti güzel kıyafetli bir postacı ODTÜ’den gelen zarfı kapıya getirir. Kayıt günü belli olmuştur ve kayıt için gerekli evraklar hazırlanmaya başlanır. Suat GÜRCAN Afyonkarahisar’dan, Rıdvan GÜRBÜZ ise Erciş’ten Ankara’ya doğru yola çıkarlar. 13 Eylül 1999, ODTÜ İngilizce Öğretmenliği bölümünün kayıt günüdür ve bölümü kazanan tüm öğrenciler mühendislik binasında bir amfide sıraya girmiştir. Toplamda 100 kişinin kazandığı İngilizce Öğretmenliği bölümünün yaklaşık %90’ı kız öğrencilerden oluşmaktadır. Tüm evraklarını düzenli bir şekilde yerleştirdiği çantasıyla kayıt olmaya gelen ve “Bu bölümde hiç erkek yok mu? Bir erkek arkadaş bulayım kendime” diye sıraya bakınan Suat GÜRCAN, biraz ileride hardal rengi ceket giymiş, esmer ve kendini hemen belli eden birini görür ve oraya doğru ilerler. Hatta onun yanında aynı liseden mezun olmuş bir erkek öğrenci daha vardır. Kendisi, yine 1999 yılından beri hala yol arkadaşlığımızın devam ettiği, birlikte çalıştığımız ve başarı hikâyesi örnek alınması gereken Hakkâri ili Yüksekova ilçesinden Naci DÜZ. Kız öğrencilerin baskın olduğu bu ortamda iki erkek öğrenciyi yakalayan Suat GÜRCAN soluğu onların yanında alır. Bu esnada, Suat GÜRCAN uzaktan onları süzerken onlar da Suat GÜRCAN ile ilgili dedikoduya başlamışlardır bile: “Abi adam çantayla gelmiş kayıt olmaya, her şeyi düzenli baksana. Buradakiler böyle ise biz yandık”. Sonrasında ilk tanışma. Kuyrukta artık beraber ilerlerler. Önce Suat GÜRCAN kayıt masasına ulaşır. Çantasını açar ve tek tek istenen evrakları düzenli föy dosyalar halinde verir. Hemen arkadaki Rıdvan GÜRBÜZ ve Naci DÜZ hafif gülümseyerek ve kafa sallayarak birbirlerine bakar. Sonra sıra onlara gelir ve ellerindeki karmaşık dosyalar arasından istenen evrakları bulup verirler. Ve işte bu dostluk 1999 yılında ODTÜ İngilizce Öğretmenliği kayıt sırasında başlar.

Kayıt olan öğrenciler ODTÜ yurtlarında kalır ve hazırlık atlama sınavını beklerken bir yandan da ODTÜ’yü keşfetmeye başlarlar. “Acaba hazırlığı geçebilecek miyiz? Arkadaş, İngilizce öğretmenliğini kazanmışız, hazırlıkta kalırsak ayıp olur vallahi!” cümleleri ile balık ekmekçilerin oradan ODTÜ Çarşı’ya doğru ilerlerler. Nereye gitseler “hocam hoş geldiniz, buyurun hocam, rica ederim hocam, hocam, hocam…” duyarlar. Ve Naci DÜZ bombayı patlatır : “Abi bunlar bizim eğitim fakültesinde olduğumuzu nereden biliyor ya?” İşte bu kadar saf, bu kadar temizdir bu adamlar. Mid-term’lerle, projelerle, sunumlarla, finallerle, yaz okullarıyla, stajlarla, güzel dostluklarla 1999-2003 yılları ODTÜ yurtlarında, bölüm kantininde, öğrenci evlerinde, öğrenim kredisi alındığında bazen güzel yemek sohbetleriyle geçer gider.

Mezuniyet Sonrası Belirsizlik Dönemi Ve Zor Kararlar

Suat GÜRCAN ve Rıdvan GÜRBÜZ ODTÜ’de geçirdikleri 4 yıl boyunca soyadlarına göre oluşturulan sınıf listelerinde hep art arda geldiklerinden dolayı derslerin birçoğunu aynı sınıflarda almış ve küçük bir arkadaş grubu içinde büyük bir dostluk geliştirmişlerdir. 2003 yılında güzel bir törenle mezun olan bu gençler ne yapacaklarına tam olarak karar vermeden okulu bitirirler. Acaba “KPSS’ye girip Milli Eğitimde mi çalışsak?” der biri. “Ankara’da kalmamız için üniversitelerin hazırlık okullarında okutman olmamız lazım, abi” der diğeri. Bu arada 2000 yılından beri, yani 2. sınıftan bu yana da çeşitli kurslarda çalışmaya, özel dersler vermeye, çeviriler yapmaya, Olgunlar Sokak’ta dolaşmaya başlamışlardır bile. Aslında özel sektörde çalışmayı da kafaya koymuşlardır ama muhafazakâr aile yapısı gereği “devlette çalışın” öğüdünde bulunan anne babalarının dediğini yapmak isteyen Suat GÜRCAN ve Rıdvan GÜRBÜZ onları kırmayarak KPSS’ye de girmiştir. 2003 yılında mezun olur olmaz ev arkadaşlığına ve sektörde daha aktif çalışmaya başlayan bu gençler için KPSS sonuçları açıklanmıştır ve her ikisi de ne tesadüftür ki 76 puan almıştır ve her ikisi de Türkiye’nin güzel illerinden biri olan Adapazarı’na atanmıştır. Atandığı yeri yakından görmek isteyen Rıdvan GÜRBÜZ, Adapazarı’nın yolunu tutmadan önce Suat Gürcan’dan “Abi boşuna gitme, gel burada devam edelim işte beraber” cümlesini duysa da yine de kısa bir ziyarette bulunur ve sonrasında hemen Ankara’ya geri döner. MEB atamaları sonucunda göreve başlasalardı Adapazarı’nda belki yine beraber çizilecek bir kader vardı, ama onlar Ankara’da, sektörün kalbinde bu işe devam etmek istediler.

Suat GÜRCAN gündüzleri Çankaya Üniversitesi hazırlık okulunda, akşam ve hafta sonları da bir dil kursunda çalışmaya başladı. Rıdvan GÜRBÜZ de bir yandan önce TOBB ETÜ Üniversitesi ardından Ankara Üniversitesi hazırlık okulunda okutmanlık yaparken diğer yandan Suat GÜRCAN ile aynı dil kursunda çalışmaya devam etti.

İlk Kitap ve Uykusuz Geceler

Onca ders yükünün altına giren bu iki enerji dolu genç öğretmen ilk kitapları olan “Test Your KPDS Level” kitaplarını da yazmaya başladı. 2003-2006 yılları arasında üniversitelerde ve bir dil okulunda Genel İngilizce, KPDS, ÜDS ve KPSS İngilizce dersleri veren “yeni mezunlar” iyiden iyiye tecrübe kazanıyordu. Çok geçmeden ikinci kitapları “Advanced English Tests” de artık piyasadaydı. Derslerinde kendi kitaplarını kullanmaya başlamışlardı bile. Dersleri başlamadan önce çalıştıkları dil kursunun kayıt kabul bölümünde oturduklarında, henüz kendilerini hiç görmeyen öğrencilerin “Ben Rıdvan hocanın grubuna kayıt yaptırmak istiyorum, yer kaldı mı? “Suat hoca varmış ben onun grubuna gelebilir miyim?” cümlelerini duyduklarında birbirlerine bakar ve mutlu olurlardı. Bu 3 sene boyunca gündüz üniversite, akşam kurs ve KPDS, ÜDS kitapları için uykusuz geceler. Hiç uyumadan işe gidilen günler ve kitaplar çıktığında unutulan yorgunluklar.

Müteşebbislik Ruhu Başa Bela

Ve sene 2006. Bir süredir kendi kurslarını açmayı planlayan ve piyasayı inceleyen gençler beklentileriyle uyumlu bir kursun devredileceği haberini alınca heyecanlandı. Akşam evde yumurtalı patates eşliğinde belki de ilk “business plan” yapıldı. “Deneyelim abi! Ne kaybederiz ki! Gidelim bir görüşelim, risk alalım! Olmazsa, yapamazsak yine döner üniversitelerde ve kurslarda çalışırız. Daha 25 yaşındayız abi!” cümleleri döndü dolaştı. Ertesi gün büyük görüşme gerçekleşti. Devreden kursun sahibi ilk başta “Hocam sizlerle çalışmak isterim uygun bir ders saat ücreti ile” dedi ilk başta. Rıdvan GÜRBÜZ “Abi, biz ders vermeye değil dershaneyi devralmaya geldik.” diye karşılık verdi. Daha sonra şartlar konuşuldu. Akşam eve dönüldü ve ikinci “business plan” bu sefer ekmek arası patates eşliğinde yapıldı. 3 sene boyunca biriktirilen az miktarda paraları vardı, biraz da kitaplardan gelecek telif ücreti. Yetmiyordu ama hepsini verip risk alma vakti gelmişti. Tüm görüşmeler ve anlaşmalar yapıldı. Peki, isim ne olacaktı? Sektörde sadece sınav odaklı bir eğitim veren herhangi bir kurum olmadığı açığını yakalamıştı bu gençler ve karar hızlıca verildi: English Exam Center. İşte bugünün MODADİL’i olan English Exam Center 2006 yılının Mayıs ayında Atatürk bulvarında, zor çalışan ve sürekli arıza yapan bir asansörün olduğu 10 katlı bir iş hanının 8. katında açıldı. Açıldı ama eğer kayıt alamasaydı 1 ay sonra kapanacaktı, çünkü bir sonraki ayın kirasını bile ödeyecekleri parası yoktu bu gençlerin.

Çalışkanlık Her Zaman Karşılığını Verir

Maddi destekten yoksun ama çalışkan ve temiz kalpli olan bu gençlere Allah bir kere “yürüyün, koşun, hatta depar atın ya kullarım” demişti. 😊 Gerçekten gece gündüz çalışan Suat GÜRCAN ve Rıdvan GÜRBÜZ 2006 yılında 8.kata yatay şekilde astıkları ENGLISH EXAM CENTER ismini “Bir gün bu tabelayı Kızılay’a dikey olarak da yazdıracağız” moduyla ve gazıyla çalışmaya devam etti. 2007 yılında Ahmet TAŞPINAR da gelince ekip canavar gibi çalıştı.

İlk Uzaktan Eğitim Deneyimi ve İlk Taşınma

2008 yılında Türkiye’nin internet üzerinden hizmet veren ilk ve en kapsamlı okuma-kelime çalışma sistemi olan PassageWork.COM projesi hayata geçirildi, TÜBİTAK projesi haline getirildi ve TÜBİTAK’tan alınan destekle hızla geliştirildi. Yüz yüze eğitimlere olan ilgi de oldukça artmıştı ve artık English Exam Center kabına sığamıyordu. Daha büyük ve daha konforlu bir kurs merkezine taşınmak kaçınılmazdı. Meşturiyet Caddesi üzerinde 7 sınıflık bir bina katı yeni adres olmuştu. Tabela hala yataydı ama artık daha uzundu. ODTÜ’den yeni bir enerji, Uğur ALBAYRAK da ekibe katıldı ve her şey rayına oturmuştu. Yayınlar giderek çoğalıyordu. Diğer yandan, uzaktan eğitimi nasıl daha iyi yaparız tartışmaları iyice yoğunlaşmıştı.

Uzaktan Eğitimde Farklı Bir Boyut: UzaktanYDS.COM

2013 yılında artık sadece Ankara merkezli olup yüz yüze eğitimler veren bir kurs olmanın yetmediği bir ekip vardı English Exam Center’da. Video dersler için teferruatlı bir çalışma yapıldı, planlar hazırlandı, alt yapı oluşturul ve UzaktanYDS.COM eğitim platformu hizmete açıldı. EEC kalitesine artık tüm Türkiye’den ulaşılabiliyordu. Kısa süre içinde binlerce kullanıcıya ulaşan UzaktanYDS.COM İngilizce sınavlara hazırlıkta internet tabanlı eğitimin öncüsü oldu ve bayrağı bir daha elinden hiç bırakmadı.

Kurumsallaşmanın İlk Adımları, İlk Bina

Meşrutiyet Caddesi No:19 Kat:1’de yoğun, bol öğrencili ve çok başarılı geçen 5 yılın ardından sene 2015. “Artık şu tabelayı dikey asabileceğimiz bir binaya geçelim” kararı verildi ve Mithatpaşa Caddesi’nde 33 numaralı bina yeni kurs merkezi oldu. Çok geçmeden English Exam Center, EEC DİL OKULU olarak anılmaya başlamıştı bile. Yavaş yavaş şubeleşmeye dair talepler de gelmeye başlamıştı. Çok geçmeden birçok ilde çözüm ortaklığı adı altında iş birlikleri oldu.

Yeni Bina, Yeni Unvan: "Dil Eğitiminde MODA" MODADİL

Ve yıl 2018. Bir tık daha büyümenin vakti gelmişti. Karanfil Sokak’ta güzel bir binaya taşınan English Exam Center, hem taşındı hem de ismini değiştirmek zorunda kaldı. Milli Eğitim Bakanlığı’mızın Türkçe isim kullanma gerekliliği düzenlemesine göre yeni isim arayışları da başladı. Artık English Exam Center ismi, logosu, tabelası, kısaca her şeyi değişmeliydi. Haa bu arada bir sürü “X Exam Center” türemişti piyasada. Bunlardan bazıları İngiliz (centre) bazıları Amerikan İngilizcesi (center) kullanıyordu. Hatta “English Exams Center” bile vardı. 2006 yılından beri uygulanan programlar diğer kurslar tarafından da benimseniyordu. Uzaktan eğitimler, videolar, fotoğraflardaki duruşlar bile taklit ediliyordu maalesef. Ve bu süre içerisinde kazanılan binlerce takipçi. Yeni isim “Suat GÜRCAN-Rıdvan GÜRBÜZ DİL OKULLARI” mı olmalıydı yoksa daha kısa, açık, anlaşılır bir isim mi bulmak gerekiyordu? Bu işe baya kafa yoruldu ve sonunda altında “takip” ve “taklit” kelimelerini ve felsefesini barındırdığı için MODADiL seçildi. Dil Eğitiminde MODA. “Eee madem bu işin modasını biz belirliyoruz, biz ne yaparsak taklit ediliyor, o zaman MODADİL olalım” diye karar verildi.

1999 yılında ODTÜ İngilizce Öğretmenliği bölümünde kayıt sırasında tanışan Suat GÜRCAN ve Rıdvan GÜRBÜZ bugün Türkiye’de gerçek anlamıyla DİL EĞİTİMİNDE MODA’yı belirleyen, saygıdan asla taviz vermeyen ve işlerini her zaman severek yapan bir ekiple beraber MODADİL ailesinin öncüsü oldular… MODADİL, yüz yüze eğitim verilen şubeleriyle, uzaktan eğitimleriyle ve yayınlarıyla büyümeye devam edecek.